Döküm Tava Temizlemenin Püf Noktaları…


Meyve Salatası

 


Meyve Salatası

Gerekli  Malzemeler:

3 Şeftali ,7 muz, 3 – 4 elma, 2 portakal, 2 – 3 mandalina, 4 kivi,İstediğiniz diğer meyveleri de katabilirsiniz., 1 paket vanilya,Yarim su bardaği pudra Şeker,4 çorba kaşığı muz likörü, 2 çorba kaşığı vermut, 150 gr. krem şanti (hazirlanmiş),2 çorba kasığı iç yeşil fıstık

Meyve Salatası
Meyveler yıkanıp soyulur ve küçük küçük doğranır, karıştırılır.
Cam kaseye, bir kat meyve, bir kat pudra şeker konarak yerlestirilir.
Buz dolabında soğutulur.
İkram edileceği zaman üzerine krem şanti sıkılır, kavrulmuş yesil fistik serpilir.
   
  Kaynak:http://www.webdebul.com/yazi/5/meyve-salatasi-tarifi.html

 


Fıstıklı Baklava

 


FISTIKLI BAKLAVA

Gerekli Malzemeler:

1kilo baklavalik un ,3 tane yumurta ,10 gr tuz (hamuru saglamlastirmakiçin),2 bardak su,Yarim kilo nisasta,400 gram tereyagi veya margarin ,1 kilo seker,250 gr fistik veya ceviz

FISTIKLI BAKLAVA
Geniş bir leğene unu boşaltıp yumurtaları içine kırın. Sonra tuzu ekleyip bir bardak su ilave edin. Hamuru sert bir hale gelene kadar yoğurduktan sonra üzerini ıslak ve temiz bir bezle örterek yaklaşık 20 dakika kadar dinlenmeye bırakın.
Dinlenen hamuru leğenden çıkararak 12 eşit parçaya bölün ve üzerine nişasta serpip elinizle yassı hale getirin. Mermer bir zemin veya sofra üzerinde oklava veya merdaneyle hamurları olabildiğince ince bir şekilde açın.
Hamur açılırken sürekli olarak nişasta serpin. Açtığınız yufkaları tepsiye dizmeden önce çok hafif bir şekilde tepsiyi iyice yağlayın. Sonra birer birer yufkaları tepsiye dizin
Yufkaları tepsiye dizerken her bir defasında daha önce kısık ateşte eritmiş olduğunuz tereyağına bir fırçayı batırarak yufkanın üzerine serpin. Hamurun yarısını tepsiye döşedikten sonra fıstık veya cevizi güzel bir şekilde tepsiye yayın. Kalan hamurları da aynı şekilde fıstıkların üzerine dizin. Bıçağın tersiyle tepsinin kenarından hamuru içeriye doğru sıkıştırın. Yine bıçak yardımıyla istediğiniz şekilde (havuç dilimi, kare, dikdörtgen vb. gibi) dilimleyin.
Eritmiş olduğunuz yağı dilimlerin üzeri kapanacak şekilde dökün. Hazırladığınız baklavayı orta hararetli bir fırında yaklaşık yarım saat pişirin. Bu süre içinde baklavanın içi pişecek ve yüzeyi de portakal rengini alacaktır. Kadayıftaki gibi hazırladığınız şerbeti baklavayı fırından alır almaz sıcağı sıcağına ilave edin. Sonra yine soğumaya bırakın baklavanız hazırdır.
   
  Kaynak:http://www.nepisirsem.com/resimliyemektarifi.aspx?yemekid=395

 


Ispanaklı Börek

 


Ispanakli Börek

Gerekli Malzemeler:

1,5 kg Ispanak,1,5 su bardagı un, 7 yemek kasıgı sıvı yag,2 adet sogan,120 gr beyaz peynir,250 gr süzme yogurt,1 demet maydanoz,1 diş sarımsak1 yemek kasıgı limon suyu,2 yemek kasıgı çörek otu,Yeterince karabiber,Yeterince tuz

Ispanakli Börek
Un, tuz, 2 yemek kasigi sivi yagi ve 1 çay bardagi ilik suyu karistirip yogurun, 6 parçaya bölün. Üzerini nemli bir bezle örtüp yarım saat dinlendirin.
 Soğanı doğrayın, 3 yemek kasığı sıvı yağda pembelestirin. Üzerine ayiklanmis ispanagi ilave edip kapagi kapatin yumusamasini bekleyin. Sonra kapagi alin, suyunu çekene kadar kuvvetli ateste pisirdikten sonra tuz, karabiber ve kalan yagi ilave edin.
Hamur parçalarini unlanmis tezgahta, yemek tabagindan büyükçe açin. Üzerlerine biraz su sürün, içi ve ufalanmis peynirleri koyup sarin.
Yogurt, dövülmüs sarimsak, kiyilmis maydanoz, limon suyu, tuz, biber ve çörek otunu karistirin. Börekleri kizgin yagda 2-3 dakika kizartip kagit havluya alarak yagini çektirin.Sicak olarak servis yapin.
Kaynakhttp://www.tatbilir.com/Tarif/ispanakli-borek/100

 


Dengeli Beslenme ve Besin Piramidi

 


Dengeli Beslenme ve Besin Piramidi
Bedenin ihtiyaci olan enerjiyi tek bir  besinden degil, vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalismasi için gerekli olan besin ögelerinin her birinden yeterli miktarda almaya dengeli beslenme denir. Vücudun büyümesi, dokularin yenilenmesi ve çalismasi için gerekli olan besin ögelerinin her birinin yeterli miktarlarda alinmasi ve vücutta uygun sekilde kullanilmasi “yeterli ve dengeli beslenme’’dir. Besin ögeleri vücudun gereksinmeleri düzeyinde alinamazsa, yeterli enerji olusmadigi ve vücut dokulari yapilamadigindan “yetersiz beslenme” durumu olusur. Yetersiz ve dengesiz beslenme kalp ve damar hastaliklari, beriberi, pellegra, skorbüt, marasmus, rasitizm gibi birçok hastaligin dogrudan sebebi oldugu gibi, kizamik, bogmaca, verem, ishal gibi diger birçok hastaligin da vücuda kolay yerlesmesinde önemli
rol oynar. Yetersiz ve dengesiz beslenme insanin çalisma, planlama ve yaratma yetenegini düsürür. Dengeli beslenmenin faydalari ise saymakla bitmez. Dengeli beslenen bir vücutta, beyin daha iyi, daha berrak çalisir ve hafiza güçlenir. Dengeli beslenen vücudun performansi artar, bagisiklik sistemi güçlenir ve vücut hastaliklara karsi daha dirençli hale gelir. Dengeli beslenen insanlarin cildi saglikli ve dinç olur, bu insanlar daha saglikli olurlar ve genellikle daha uzun yasarlar. Dengeli beslenmek için besin piramidi rehber olarak alinabilir. Piramidin temelini en fazla oranda alinan besin grubu olan ekmek ve tahillar olusturmaktadir. Bunun üstünde yer alan ve giderek daralan kisimlar, günlük olarak daha az miktarlarda alinabilecek besin gruplarini göstermektedir. Piramidin ucundaki küçük kisim ise kati ve sivi yaglar ile sekerlerinaz kullanilmasi gerektigi anlamina gelmektedir.
Kaynak ;http://www.cicicee.com/cocuk-ozel-dosya.aspx?icerikId=23&sayfaId=38

 


Karafilli Çilek Kompostosu

 


Karanfilli Çilek Kompostosu

Gerekli  Malzemeler:

1Kg çilek, 1,5 Lt .Su, 2 buçuk Su bardagi toz seker,1 limon kabugu,1tatli kasigi karanfil

Karanfilli Çilek Kompostosu
Suyu  tencereye aliyoruz
Sekeri ve karanfili ekleyip kaynatiyoruz
Limon rendesi ekliyoruz.Çilekleri temizleyip ortadan ikiye bölüyoruz
.
Iyice pişirdikten sonra kaselere aliyoruz ve soguk servis ediyoruz
Kaynak:http://www.oktayustam.com/tarifler/19048-karanfilli_cilek_kompostosu.html

 


Frambuazlı Kalp Pasta

 


Frambuazli Kalp Pasta

Gerekli Malzemeler:

Keki için: 125 gram margarin,3 adet yumurta,1 su bardagi tozseker,2 su bardagi un,Yarim su bardagi süt,1 paket vanilya,1 paket
kabartma tozu

Ara kremasi için: Bir buçuk su bardagi süt, 1 adet yumurtanin sarisi,1 çorba kasigi pirinç unu,1 çay bardagi tozseker,1 çorba kasigi nisasta,2adet çilekli krem santi,2 su bardagi soguk süt,10-12 adet dondurulmus frambuaz

Üzeri için: 2 adet i krem santi,2 subardagi soguk süt,1 paket frambuazli jöle

Frambuazli Kalp Pasta
Kek malzemesini bir kaba alip mikserle çirpin. Kalp seklinde bir kek kalibini yaglayip, hamuru kaliba bosaltin. Önceden
isitilmis 170 derece firinda 30-35 dakika pisirin.
Soguduktan sonra kaliptan çikarip enine 2 parçaya kesin. Krema için, sütü çukur bir kaba alin. Üzerine yumurta sarisi, pirinç unu, tozseker ve nisastayi ilave edip, tel çirpici ile çirpin. Daha sonra bir tencereye bosaltip ocaga oturtun.

Sürekli karistirarak muhallebi kivamina gelene kadar pisirin. Ocaktan alip sogutun. Krem santiyi sütle çirpin ve soguyan kremaya yedirin. Kekin alt parçasini servis tabagina alip, üzerine kremanin yarisini yayin. Frambuazlari yerlestirin. Diger kek parçasini üzerine kapatin. Kekin üzerini ve yanlarini kalan krema ile kaplayin. Jöleyi paketin üzerindeki tarife göre hazirlayin.
Pastanin üzerine dökün ve sogumaya birakin. Üzeri için, i krem santiyi sütle çirpin. Daha sonra krema torbasina doldurun ve yildiz uç kullanarak pastanin üzerine ve çevresine minik yildizlar yapin. Üzerini inci tanesi seklindeki sekerlerle süsleyin.Buzdolabinda 1-2 saat bekletin. Dilimleyip servis yapin
Kaynak:http://www.yemek-tarifleri-sitesi.com/frambuazli-kalp-pasta-tarifi-detaylari-2849-.aspx

 


Çıtır Tavuk

 


ÇITIR TAVUK

Gerekli
Malzemeler:

1/2 kilo hazir tavuk gögsü ,makineden gecirilmis taze 5-6 dilim ekmek veya galete unu ,3 yemek kasigi un ,1 yumurta,tuz, baharat ,kizartmak için siviyag

ÇITIR TAVUK
Tavuk etini duzgun parcalar halinde bolup genis ve keskin bir bicakla enlemesine kalin yerlerinden ince dilimler cikaracak sekilde ikiye  kesin.
Galete  ununa biraz tuz ve arzu ettiginiz baharatlardan ekleyip karistirin.
Tavuk parcalarini once una, sonra çirpilmis yumurtaya, en sonra galete veya ekmek kirintisina batirip ayri bir tabaga alip hazir hale getirin.Kizgin yagda her iki tarafi altin sarisi olana kadar kizartin.
Kagit havluya aktarip fazla yagini çektirdikten sonra çitir tavuklariniz servise hazirdir.Istege bol yesillikle servis ediniz .Afiyet olsun
Kaynak:http://www.kekevi.com/blog/2009/09/13/citir-tavuk-pane/

 


Spagetti Bolonez


SPAGETTI BOLONEZ

Gerekli
Malzemeler:

1 paket spagetti makarna ,200 gram kiyma, 2 adet orta boy domates,3 dis sarimsak,yarim çay bardagi zeytinyagi ,tuz, karabiber

SPAGETTI  BOLONEZ
Domatesleri küp küp dograyin. Kiymayi bir tavaya alip kendi yaginda kavurun. Kavurma isleminden sonra, küp küp dogranan domatesleri ekleyin. Ezilmis sarimsaklari, tuz ve karabiberi ekleyip  domatesler suyunu çekene kadar pisirin.
Spagetti hazirlamak için derin bir tencereyi suyla doldurun. Suya yarim çay bardagi zeytinyagini ekleyip kaynatin. Su kaynadiktan sonra makarnalari suya atip 9 dakika haslayin.
Su kaynadiktan sonra makarnalari suya atip 9 dakika haslayin. Spagetti pistikten sonra süzün.
Istege göre makarnayi büyük bir servis tabagina alip bolonez sosu üzerine yayin .Afiyet olsun
Kaynak: http://www.pratikyemektarifleri.gen.tr/Makarnalar

 


Kalbinizi Besinlerle Koruyun


 

   KALBİNİZİ BESİNLERLE  KORUYUN

Kolesterol, yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol, beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur. Vücut kolesterolü kullanarak hormon, D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir. Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa, bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar.

Neden yükselir? Kanda kolesterol düzeyini etkileyen çok sayıda faktör vardır. Bu faktörlerin bazıları önlenebilir niteliktedir. Bunlardan bazıları;

  • Yanlış beslenme alışkanlıkları
  • Kalıtımsal faktörler
  • Şişmanlık
  • Stres gibi faktörler kolesterolü ve kötü huylu kolesterolü yükseltir.
  • Düzenli egzersiz, iyi huylu kolesterolü yükseltir ve kötü huylu kolesterolü azaltır.

KALP SAĞLIĞINI KORUYUCU BESLENME ÖNERİLERİ

1)      Et Grubu Besinler (balık, kümes hayvanları eti, yumurta ve kırmızı et):

§  Bu besin grubunun tüketiminde önemli olan miktar ve sıklıktır. Kalp sağlığının korunması açısından yağsız kırmızı eti haftada en fazla 1-2 kez, diğer günlerde de tavuk ve balık gibi beyaz etleri tercih ediniz.

§  Kırmızı et tükettiğinizde günlük 60 gr, beyaz et tükettiğinizde günde toplam 150 gr tüketebilirsiniz.

§  Yumurta kolesterolden sorumlu tutulmasına rağmen haftada 2 kez 1 kibrit kutusu peynirinizin yerine haşlanmış 1 tam yumurta tüketebilirsiniz.

2) Yağlar (zeytin yağı, mısırözü, fındık ve soya yağı);Tüketilen yağın miktarı kadar çeşidi de kolesterol dengesini sağlamak açısından önemlidir. Günlük toplam yağ tüketiminizin 3 yemek kaşığını geçmemesine özen gösterin.

Doymuş Yağ Asitleri: Tereyağ, kaymak, iç yağlar, margarin türü yağlar doymuş yağ asitleri içerir. Bu tür yağların tüketilmesi kütü huylu kolesterol artışına ve kalp hastalıklar oluşum riskinin artmasına sebep olur.

Doymamış Yağ Asitleri: Tekli ve çoklu doymamış yağ asitlerinin içerisinde bulunan yağ asitleri vücudumuzda yapılamadığından belirli miktarlarda yemeklerle birlikte tüketilmelidir. Doymamış yağ asitleri;

*Tekli Doymamış Yağ Asitleri; Zeytinyağı, fındıkyağı; LDL kolesterolünü düşürürler, damar tıkanıklığı riskini azaltırlar.

*Çoklu Doymamış Yağ Asitleri;

Q-6 yağ asitleri: ayçiçekyağı, mısırözü yağı, soya

Q-3 yağ asitleri: balık, balık yağı, fındık, ceviz, soya, kanola; kan basıncının azalmasında, kanın pıhtılaşma eğiliminin azalmasında, kalp damar tıkanıklığının azaltılmasında etkendir

1 tatlı kaşığı yağ yerine 5 adet zeytin veya 5-6 adet fındık veya 1-2 adet ceviz tüketebilirsiniz

Posalı Besinler (sebze, meyve ve bakliyatlar):

§ Beslenmenizde posalı besinlerin tüketimlerinin arttırılması kan kolesterol seviyelerinizin düzenlenmesinde sizlere yardımcı alacaktır.

Posalı besinleri diyetinizde arttırmak için ;

Ø  Beyaz ekmek yerine kepekli, çavdar ve yulaf ekmeği tercih ediniz

Ø  Kabuklu yenilebilen meyveleri kabuklu tüketiniz

Ø  Meyve, sebze ve salata (az yağlı) tüketiminizi arttırınız, günde en az 2-4 porsiyon tüketmeye özen gösterin

Ø  Haftada en az 1-3 kez kuru baklagil tüketiniz

Ø  Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih ediniz

Ø  Meyve suyu yerine posa içeriği daha yüksek olan meyve tüketiniz.

Süt-Yoğurt Grubu (süt, yoğurt, ayran, peynir); Süt ve süt ürünleri de hayvansal kaynaklı besinler olduğundan tüketim miktarı ve sıklığı bizim için önemlidir. Bir günlük tüketiminizde süt ve yoğurdun toplam  3 su bardağı, yağsız beyaz peynirinizinse günde toplam 2 kibrit kutusunu (yaklaşık 60 gr) aşmamasına özen gösterin.

Şeker Grubu (çay şekeri, reçel, pekmez ve tatlılar) : Bu grubun da fazla tüketiminin kan yağlarını arttıracağı unutulmamalıdır. Bu nedenle 1 günde en fazla 8 tatlı kaşığı toz şeker veya bunu yerine 4 tatlı kaşığı bal veya reçel tüketebilirsiniz. Bunların yerine haftada 1-2 kez sütlü tatlı tercih edebilirsiniz.

KALBİNİZ İÇİN BUNLARI YAPMAYIN;

  • Yukarıda belirtilen miktarların üzerine çıkmamaya özen gösterin
  • Kuyruk yağı, iç yağı tereyağı, margarin ve katı yağlar.
  • Kaymak, krema, konsantre süt tozu
  • Karides, havyar, kalamar gibi deniz ürünleri, ördek, kaz eti
  • Aşırı yağlı börek, kek, yaş pasta  çörek, kurabiye gibi besinler
  • Sigara ve alkol
  • Günde 2 fincandan fazla kahve ve neskafe
  • İçeriğini bilmediğiniz hazır gıdalar.
  • Kızartılmış ve kavrulmuş besinler(et hamur işi, sebze)
  • Sakatatlar; karaciğer, böbrek, dil, dalak, beyin ve et ürünleri; sucuk, pastırma,salam,sosis v.b.

Not ; Eğer yüksek tansiyonunuz varsa tuz tüketimini azaltınız, turşu, salamura besinler, soda, hazır meyve suları, hazır gıdalar ve meşrubatlardan uzak durunuz.

 

REF: Diyetisyen Seçil Kenar

 


Gourmet 3′lü Set

Özel ürünlerde özel kampanya tabakcanak.com 3 Adet çok özel üründe kampanya hazırladı. Gourmet Set ile Ahşap karabiber değirmeni ve zeytinyağı ile marine ettiğiniz etinizi “Hecha” döküm tavanızın tırtıklı dokusunda pişirip, iki adet keskin ve özel dizayn et bıçağınızla afiyetle yiyebileceğiniz keyifli 3ü birarada fırsatı…

Et pişirmeyi sevenler lezzetine lezzet katmak isteyenler bu fırsatı kaçırmayın.


Kilo Vermeye Hazırmısınız ? Test

Birçok kişi çoğu zaman diyete başlar, bir süre sonra diyeti bırakır ve bu süre içinde verdiği tüm kiloları geri alır. Bu durumun çevresel etmenler, stres, psikolojik etmenler gibi birçok nedeni vardır ve çoğumuzun başına gelmiştir. Ayrıca diyete başlama ve bırakma yani yo yo sendromu dediğimiz bu durumlar metabolizma hızımızın yavaşlamasına, başarısızlık hissi sonucu psikolojik yıpranmaya, kişinin kendine güveninin azalmasına ve bir daha diyet yapmak istememeye kadar uzanır. Bu durumda sloganımız ‘ hayatınızda bir kez diyet yapın ve tam yapın’ olmalıdır. Diyete başlama kararı aldığınızda, gerçekten diyete hazır mısınız? Kendinize soracağınız sorularla buna karar verebilirsiniz?

Bu sorunun cevabını ararken  Ağırlık Kaybına Hazır Olma Testi ( Brownell KD, Hagel DL, Leermakers E. The Weight Loss Readiness Test 2 – 2004. Dallas, Texas: American Health Publishing Company )nden yararlanalım;

Öncelikle daha önce başlayıp bıraktığınız diyet programlarınıza göre bu zaman ki motivasyonunuzu karşılaştırınız;

 

1. Bu kilo verme programınızda ki motivasyonunuzu, daha önce ki kilo verme programlarında ki motivasyonunuza göre nasıl buluyorsunuz?

A.    Fark yok

B.    Çok az daha fazla

C.    Biraz daha fazla

D.    Çok daha yüksek

E.    Son derece fazla

2. Bu kilo verme programında ki beslenme alışkanlıklarınızı değiştirme isteğinizi, daha önce ki kilo verme programlarında ki isteklerinizle kıyaslar mısınız?

A.     Fark yok

B.     Çok az daha fazla

C.     Biraz daha fazla

D.     Çok daha yüksek

E.     Son derece fazla

3. Bu kilo verme programında ki fiziksel aktivitenizi arttırmada ki isteğinizi, daha önce ki kilo verme programlarınızda istek seviyeniz ile karşılaştırır mısınız?

A.      Fark yok

B.      Çok az daha fazla

C.      Biraz daha fazla

D.      Çok daha yüksek

E.      Son derece fazla

4. Bu kilo verme programına bağlı kalma ve hedeflediğiniz kiloya ulaşmada ki isteğinizi, daha önce ki kilo verme programlarında ki istek durumunuzla kıyaslar mısınız?

A.      Fark yok

B.      Çok az daha fazla

C.      Biraz daha fazla

D.      Çok daha yüksek

E.      Son derece fazla

5. Yeni diyet teknik/stratejilerin beslenme alışkanlıklarınız ve fiziksel aktivite durumunuz üzerinde ki motivasyonunuzu arttırma durumunuzu değerlendirir misiniz?

A.      Fark yok

B.      Çok az daha fazla

C.      Biraz daha fazla

D.      Çok daha yüksek

E.      Son derece fazla

 

Bu bölüm de ki cevaplarınızda D ve E seçenekleri fazla olması gerekmektedir, unutmayın ki diyette motivasyonun önemi çok büyüktür.

İkinci bölümde ;

 

6. Dürüstçe düşünmeniz gerektiğinizde; bu programda ne kadar zamanda ve ne kadar kilo vermeyi düşünüyorsunuz? Örneğin haftada 1 kg vermek sizin beklentinizi karşılar mı?

A. Tatmin etmez    B. Çok az tatmin eder     C.Biraz tatmin eder   D. Tatmin eder

E. Çok tatmin eder

 

7. Şuanda ki ağırlığınızın %10 unu kaybetmek sizi ne kadar tatmin eder?

A. Tatmin etmez    B. Çok az tatmin eder     C. Biraz tatmin eder   D. Tatmin eder

E. Çok tatmin eder

 

8. %10 ağırlık kaybınızın olması sizin sağlığınızı düzelteceğini bilseydiniz, bu ağırlık kaybı sizi ne kadar tatmin ederdi?

A. Tatmin etmez    B. Çok az tatmin eder     C. Biraz tatmin eder   D. Tatmin eder

E. Çok tatmin eder

 

9. %10 ağırlık kaybınızın olması sizin hayat kalitenizi arttıracağını bilseydiniz, bu ağırlık kaybı sizi ne kadar tatmin ederdi?

A. Tatmin etmez    B. Çok az tatmin eder     C. Biraz tatmin eder   D. Tatmin eder

E. Çok tatmin eder

 

Bir çok kişinin diyeti yarıda bırakmasının sebebi verdiği kiloların onun beklentilerini tatmin etmemesidir. Siz diyete başlarken ‘ben 2 ayda 15-20kg vereceğim’ diye başlarsanız bu hem sağlığınız açısından zararlı olacaktır hem de gerçekçi olmayacaktır. Diyetlerde ayda 2-4 kg arası ağırlık kaybı sağlıklı ve normaldir, burada ‘ ben sağlığım için kilo veriyorum ve yavaş kilo vermem hem sağlığım için önemli hem de beslenme davranışlarımı değiştirerek bu kiloyu korumalıyım’ şeklinde düşünürseniz yukarıda ki teste de beni tatmin eder cevapları vermeniz gerekmektedir.

 

Testimize diğer bir bölümle devam edelim;

 

10. Bireyler uzun süreli ağırlık kaybı programlarında egzersiz,yemek, alışkanlıklarını değiştirmek için çok fazla zaman ayırıyorlar. Başarıya ulaşmakta bu zaman ayırmalarının önemini sizde biliyorsunuz. Zaman ayırma konusunda başarınızın ömür boyu devam edeceği konusunda kendinize güveniyor musunuz?

A. Güvenmiyorum  B. Çok az güveniyorum  C. Biraz güveniyorum  D. Güveniyorum  E. Çok güveniyorum

 

11. Size hazırlanan programa düzenli olarak uyacağınız konusunda kendinize ne kadar güveniyorsunuz?

A. Güvenmiyorum  B. Çok az güveniyorum  C. Biraz güveniyorum  D. Güveniyorum  E. Çok güveniyorum

 

12. Her yediğiniz ve içtiğinizi besini, yaptığınız egzersizi düzenli kaydetmeniz istense bunu yapabilme konusunda kendinize ne kadar güveniyorsunuz?

A.Güvenmiyorum  B. Çok az güveniyorum  C. Biraz güveniyorum  D. Güveniyorum  E. Çok güveniyorum

 

13. Başlayacak olduğunuz programda yeme alışkanlıklarını değiştirebileceğiniz konusunda kendinize ne kadar güveniyorsunuz?

A.Güvenmiyorum  B. Çok az güveniyorum  C. Biraz güveniyorum  D. Güveniyorum  E. Çok güveniyorum

 

14. Size önerilen haftalık egzersiz programlarını düzenli yapacağınız konusunda kendinize ne kadar güveniyorsunuz?

A.Güvenmiyorum  B. Çok az güveniyorum  C. Biraz güveniyorum  D. Güveniyorum  E. Çok güveniyorum

 

15. Haftada 5 gün egzersiz için zaman ayırmanız gerektiği söylense, bu zamanı ayırabileceğiniz konusunda kendinize güveniyor musunuz?

A.Güvenmiyorum  B. Çok az güveniyorum  C. Biraz güveniyorum  D. Güveniyorum  E. Çok güveniyorum

 

16. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarınızı en az 1 yıl ve daha uzun sürede devam ettirebileceğiniz konusunda kendinize ne kadar güveniyorsunuz?

A.Güvenmiyorum  B. Çok az güveniyorum  C. Biraz güveniyorum  D. Güveniyorum  E. Çok güveniyorum

 

17. Düzenli egzersiz alışkanlıklarınızı en az 1 yıl ve daha uzun sürede devam ettirebileceğiniz konusunda kendinize ne kadar güveniyorsunuz?

A.Güvenmiyorum  B. Çok az güveniyorum  C. Biraz güveniyorum  D. Güveniyorum  E. Çok güveniyorum

 

Kendine güven her konuda olduğu gibi diyete devam aşamasında da çok önemlidir. Daha önce başarısız diyet denemeleriniz olmuş olabilir fakat bu sefer isterseniz sizin başarabileceğinizi unutmayın, iyi bir motivasyon ve çevrenin de desteği ile insan her şeyi yapabilir. Bu yüzden yukarıda ki testte güveniyorum şıklarını işaretlemiş olmanız gerekiyor.

18. Üzüntülü, kızgın, depresif, mutsuz olduğunuz zamanlarda normalde tükettiğiniz besin miktarından daha fazla besin tükettiğiniz oldu mu?

A. Asla       B. Nadiren         C. Ara Sıra        D. Sık Sık         E. Her Zaman

19. Kendinizi çok pozitif hissettiğinizde zamanlarda normalde tükettiğiniz besin miktarından daha fazla besin tükettiğiniz oldu mu?

A. Asla       B. Nadiren         C. Ara Sıra        D. Sık Sık         E. Her Zaman

20. Hayatınızdan memnun olmadığınız bir döneminde veya zorlu bir çalışma günü geçirdikten sonra normalde tükettiğiniz besin miktarından daha fazla besin tükettiğiniz oldu mu?

A. Asla       B. Nadiren         C. Ara Sıra        D. Sık Sık         E. Her Zaman

Yemek yeme isteği fizylojik veya duygusal olabilir. Bazı durumlarda yeme isteğimiz sadece duygularımızdan kaynaklanır; öfkemizi dindirmek, üzüntümüzü gidermek, can sıkıntısından kurtulmak için yeriz. Mutluluğumuzu paylaşmak, kutlama, eğlenme ve kendimizi her hangi bir nedenden ötürü ödüllendirmek için de yemeği kullanırız. İşte, acıkmanın değil de duyguların tetiklediği bütün bu davranışlar “duygusal yeme” etiketini taşır. Duygusal yeme çok sık ve fazla miktarda olduğunda obezitenin oluşumunda bir sebep olacaktır. Yeme sorunu hangi nedenle ortaya çıkarsa çıksın, neredeyse hepimizde “duygusal yeme”ler, “tıkınırcasına yeme”ler ve “hiçbir şey yememe”ler şeklinde belirmektedir. Yeme sorunları ve bununla ilgili kaygılar, utanç ve güvensizlik duyguları tek başımıza başa çıkamayacağımız düzeyde olabilir. Yeme sorunu olan pek çok insan ya bu sorununun farkında değildir ya da nasıl yardım arayacağını bilememektedir. Bu durumlarda bir psikolog ile görüşüp uzmanın tavsiyeleri almak faydalıdır.

  • olizmayı hızlandıran mucizevi bir besin yoktur.

 

REF: Diyetisyen Seçil KENAR


Vişne Kebabı

 

Ayin Tarifi :Vişne Kebabı

Gerekli Malzemeler:

750 gr köftelik kıyma, 3 kuru soğan, 1 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı domates salçası, 1 limon suyu, 1 kg vişne, Yarım demet maydanoz, 3 adet pide ekmek Tuz, yenibahar, pul biber, karabiber

Vişne Kebabı
Kıyma, tuz karabiber ve yenibaharla iyice yoğurulur. Minik parçalar koparılarak vişne büyüklüğünde yuvarlanır.Kaynanan az tuzlu suda bir taşım haşlanır.Soğanlar halka halka doğranıp yağda kavrulur.Domates salçası eklenir ve yuvarlanan haşlanmış köfteler üzerine atılır.
Kaşık değdirmeden ve silkelenerek kavrulur. Vişnenin yarısının çekirdeği çıkarılır.Diğer yarısının da suyu sıkılır.Sıkılan vişne suyu ile beraber,baharatlar,limon suyu ve tuz, soğanlı karışımın üzerine ilave edilir ve pişirilir.
Et iyice piştikten sonra çekirdeği çıkarılan vişnelere etin üzerine konup bir iki taşım daha kaynatılır.Pideler baklava dilimi şeklinde kesilerek servis tabağına yerleştirilir.
Pidenin üzerine vişneli etler konur (Suyu ağdalı ve az olmalıdır).Üzerine ince kıyılmış maydanozla süslenir. Afiyet Olsun.


Metebolizma Hızımı Nasıl Arttırabilirim ?

Halk arasında ‘Metabolizma Hızı’ olarak bilinen ‘Bazal Metabolizma Hızı’ kişinin herhangi bir fiziksel aktivite yapmadan gün içinde harcadığı enerji miktarıdır. Yani gün içerisinde hiç hareket etmediğimiz zaman organlarımızın çalışması, sindirim gibi vücut işlevleri için harcanan enerjidir. Bazı kişiler çok fazla besin tüketmesine rağmen çok hızlı kilo almazlar fakat bazı kişiler ise ne kadar dikkat etseler de kilo almaya daha yatkındırlar. Burada kilit konu  metabolizma hızının iki kişi arasında nasıl bir farklılık gösterdiğine bakmak gereklidir. Metabolizma hızınız yavaşsa az miktarda besin tüketmenize rağmen diğer kişilere göre ağırlık kaybınız daha yavaş olacak ve kilo alma eğiliminiz de o kadar artacaktır.

Metabolizma hızı kişiye göre değişmektedir ve genetik etkiler, yaş, metabolik hastalıklar, vücut yağ ve kas yüzdeleri, ateşli hastalıklar, hamilelik gibi durumlar bazal metabolizma hızını etkilemektedir;

Yaş

Yaşın ilerlemesiyle BMH yavaşlamaktadır, gençlerde yüksek iken, yaş ilerledikçe azalır. Yaş ilerlemesiyle her yıl metabolizma hızı %2 kadar azalmaktadır, bu yüzden ilerleyen yaşlarda metabolizma hızı azalması sonucunda ağırlık kaybı hızının yavaşlaması doğaldır. Fakat bu noktada menopoz sonrası dönemde metabolizma hızında çok büyük azalmalar sonucunda menopozdan sonra ağırlık kaybı olmayacağı veya menopoz ile mutlaka çok fazla kilo alınacağı söylemleri doğru değildir. Genelde bu konuda yargılar ben zaten menopozdayım, yaşımda ilerledi, benim kilo vermem imkansız şeklindedir. Tabii ki 25 yaşında ayda 4-5 kg verebilen kişi, 55 yaşında menopoz döneminde aynı hızla kilo veremeyebilir. Fakat bu hiç kilo vermeyecek demek değildir, kilo verme hızı ayda 2-3 kg kadar düşebilir. Bu çok normal bir durumdur. Yaş ilerledikçe ağırlık artışını engellemek için besinlerden alınan kalori miktarı azaltılmalı ve egzersiz arttırılmalıdır.

Genetik

Özellikle ailede kilo fazlalığı varsa bireyler kilo almaya yatkın oluyor. Araştırmalar vücutta aşırı yağ depolanmasının kişinin büyük ölçüde genetik yapısı ile ilgili olduğunu göstermiştir. Örneğin evlatlık alınan çocukların vücut ağırlıkları ile onları evlat edinen ailelerin vücut ağırlıkları arasında ki bu aileler nasıl beslenmeleri gerektiğini bu çocuklara öğretmelerine rağmen hiçbir bağlantı bulunamamıştır, aynı geni taşıyan tek yumurta ikizlerinin vücut ağırlıkları ile farklı genleri taşıyan ayrı yumurta ikizlerinin ağırlıklarına oranla çok daha fazla bir benzerlik gösterdiği de araştırmalarda vurgulanmıştır. Tıpkı göz rengimizi, boyumuzu, metabolizmamızı belirleyen genler olduğu gibi vücut ağırlığımızı da belirleyen genlere sahibiz.

Cinsiyet

Erkeklerde kadınlara göre yağ oranı düşük, kas oranı yüksek olduğundan dolayı  erkeklerde metabolizma hızı kadınlara göre daha hızlıdır.

Diyet

Uzun süre hızlı şekilde kilo alıp vermek, sık sık diyet yapıp, kilo verip tekrar geri almak veya şok diyetlerle, sağlıksız zayıflama yöntemleri uygulayarak hızla kiloların verilmesi gibi faktörler sonucunda metabolizma hızı yavaşlamaktadır.

Vücut Isısı

Vücut ısısının yükselmesi, metabolizma hızını arttırır.

Vücut Ağırlığı

Vücut ağırlığında ki artış sonucunda yağ yüzdesi artışıyla beraber metabolizma hızı azalır.

Metabolik Hastalıklar

Metabolizma hızı; en çok görülen  hipertermi (ateşli hastalıklar) ve hipertroidide artarken hipotermi (soğuğa maruz kalma) ve hipotroidide azalır. Bunun haricinde vücutta bir çok hormon ve enzim obezitenin oluşumunda rol oynamaktadır. Bu hormon ve enzimlerin salgılanmasında ki artışlar veya yetersizlikler de obeziteye sebep olabilecektir. Bu yüzden bir dahiliye veya metobolizma doktoruna danışmadan diyete başlamak yanlıştır.

 

METABOLİZMA HIZI NASIL ÖLÇÜLÜR

 

Bazal metabolizma hızıyla ilgili internette veya kitaplarda çeşitli formüller veriliyor ve günlük ne kadar kalori alınması gerektiği belirtiliyor. Ancak bu hesaplar doğru sonuç vermeyebilir. Aynı yaş, kilo ve boyda olan kadınlar üzerinde yapılan araştırmalarda formülle hesaplanan bazal metabolizma hızlarının 1400 kalori olduğu bulunmuş. Fakat yapılan gerçek metabolizma ölçümlerinde üç ayrı kişinin metabolizma hızları 1320, 1511, 1705 kalori saptanmış. Artık metabolizma ölçümünü doğru ve kolay yapan cihazlar var, diyete başlamadan önce metabolizma hızınızın ölçülmesi diyette daha iyi sonuçlar almanıza yarar sağlayacaktır. Gerçekten metabolizmanızın hızlı mı, yavaş mı çalıştığını bu sayede öğreniyoruz. Bu ölçümden sonra ne kadar kalori alması gerektiğini biliyorsunuz ve uygun diyet programları oluşturabiliyorsunuz.

 

METABOLİZMA HIZIMI NASIL HIZLANDIRABİLİRİM?

 

  • Az az sık sık beslenmek: yapılan araştırmalarda 3 ana öğün 3 ara öğünden oluşacak şekilde aç kalmadan az az sık sık beslenmek metabolizma hızınızı arttırır.
  • Fiziksel aktivite: Gün içerisinde fiziksel aktiviteyi arttırmak ve haftada en azından 2-3 gün 40 dk süren egzersizler sonucunda hem vücut enerji harcar hem de vücutta yağ kitlesi azalıp, kas kitlesinin artması sonucunda metabolizma hızı hızlanır.
  • Düşük protein tüketimi: Gün içerisinde vücudun ihtiyacı olan karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineralleri dengeli almalıyız, bu besin öğelerinin içinden özellikle proteinlerin termik etkisi ( vücut proteini sindirirken daha fazla enerji harcar) yüksektir. Bu yüzden süt, yoğurt, peynir, yumurta, et, kurubaklagiller, soya gibi protein içeren besinleri diyetimiz de yeteri kadar almalıyız.
  • Kendinizi hazır hissettiğiniz de diyet yapın: Bazı dönemler bireyler kilo vermek isterler fakat çevresel veya psikolojik etmenlerden dolayı buna hazır değildirler. Bu durumda kendinizi test edin ve gerçekten diyete hazır olduğunuz dönemde diyete başlayın çünkü sık sık diyet yapmak  metabolizma hızınızı yavaşlatır.
  • Bol su için: Su içmek dolaşım sisteminizi hızlandırır ve vücudunuzu temizler.
  • Kendinizi az yemeye alıştırmayın: Ne kadar az besin tüketirseniz metabolizma hızınızda o kadar yediğiniz besinlerden aldığınız kaloriye kendini adapte eder bu yüzden az besin tüketmeyin, dengeli ve sağlıklı beslenin.
  • Hep aynı şekilde beslenmeyin: Bazı kişiler her gün aynı saatte aynı besinleri tüketirler, sürekli aynı besinleri tüketmek yerine diyetinize çeşit katınız.
  • Baharatları yemekleriniz de kullanın: Kırmızı acı biber, turp ve hardal gibi baharatların metabolizmayı hızlandırabileceği düşünülür.
  • Yeşil çay: Metabolizmayı hızlandırdığı yapılan çalışmalarda görülmüştür. Unutmayın ki metabolizmayı hızlandıran mucizevi bir besin yoktur.

Ref: Diyetisyen Seçil Kenar

 


Menepoz Döneminde Sağlıklı Beslenme

Kadın hayatının ortalama olarak üçte biri menopoz döneminde geçer. Menopozdaki temel değişiklik kadınlık hormonu olan östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalmasıdır.Böylece kadında

-Ateş basma,terleme,çarpıntı

-Uykusuzluk,sinirlilik,(ruhsal çöküntü) depresyon,unutkanlık,halsizlik,çabuk sinirlenme

-Bazan cinsel istekte (libido) azalma

-Kemik erimesi(osteoporoz)

-Damar sertliği (ateroskleroz) gelişme eğilimi

-İdrar kaçırmaya kadar varan idrar yollarında atrofi ortaya çıkmaktadır.

MENOPOZDA KALP VE DAMAR HASTALIKLARI

Menopozda estrojen hormonunun azalması sonucu, bu hormonun koruyucu etkisi ortadan kalktığından kalp-damar sistemi hastalıklarında %60’a varan artışlar görülmektedir. Menopozda kalp-damar hastalıklarından korunmak için düşük yağ içerikli, tüm besin gruplerını içeren diyet, düzenli egzersiz yapılmalı, gerekiyorsa doktor tarafından kolesterolü düşüren ilaçlar (statinler) kullanılmalıdır. MENOPOZDA KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ) Menopoz sonrası osteoporoz kabaca kemik dokusunun temel minerali olan kalsiyum'un yaşlanma ve menopozdaki östrojen eksikliği sonucu kalıcı olarak kaybedilmesidir.İlk 5-8 yılda kemik kaybı ortalama yılda %4-8 iken daha sonra kısmen azalarak kadın her yıl kemik dokusunun yaklaşık %1'ini kaybeder ve 75 yaşına geldiğinde ortalama olarak 35 yaşındaki kemik dokusunun %30'unu kaybetmiş olur.Bunun bağlı olarak menopozla beraber hızla artan kemik erimesi sonucu sessiz omurga kırıklarlarıyla bel ağrıları,boyda kısalma ve kamburluk ortaya çıkar. Menopozdan sonra bir kadında boy 65 yaşına kadar ortalama 4 cm ,75 yaşına kadar 9 cm kısalır.Omurga kemiklerindeki çökme kırıklarına bağlı olarak ortaya çıkan kamburluk ve göğüs kafesinin kemik yapısının bozulması sonucu hastada solunum sıkıntısı gelişebilir.Kadınlar menopozda çarpma düşme sonucu kalça,el bileği ve diğer kemik kırıklarına da daha kolay maruz kalabilirler.Bu kırıklardan en ciddi olanı kalça kırığıdır ve kalça kırığından sonra hastalardan %12-20'si 2 yıl içinde kaybedilmektedir. Kemik erimesinin engellenmesi için tüm yaşam boyunca düzenli kalsiyum tüketilmesi gerekmektedir. Menopoz döneminde kalsiyumdan zengin diyet esastır. Süt ,yoğurt, ayran, peynir, koyu yeşil yapraklı gıdalar, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar, kuru meyveler, pekmez kalsiyumun zengin kaynaklarıdır ve diyette düzenli tüketimi ile kemik kaybı önlenmeye çalışılır. Günde ortalama 2-3 porsiyon süt ve yoğurt grubu, 2 dilim peynir düzenli tüketilmelidir. Kemiklerimizin oluşumunu sağlayan ve sağlamlığını kazandıran kalsiyum, vücut için en önemli minerallerden birisidir. Vücuttaki kalsiyum miktarı, tüm vücut ağırlığımızın yaklaşık %1.5 – 2 kadarıdır. Besinlerle alınan kalsiyum ile emilen kalsiyum farklı olmaktadır. Alınan kalsiyumun yaklaşık üçte ikilik bir kısmı vücuttan atılmaktadır. Yoğun olarak dişlerde olan kalsiyum, ayrıca kemiklerde, tüm doku ve sıvılarda da bulunur. Dişlerde ve kemiklerde protein iplikçiklerinin oluşturduğu ağ gibi yapıya oturarak, yapısal sertlik ve dayanıklılığı sağlar.

Menopoz döneminde vücutta oluşan hormonal dengesizlikler ve kullanılan ilaçlardan dolayı kilo verme işlemi zorlaşır. Menopoz döneminde kilo verme hızı neredeyse yari yarıya kadar düşer. Ancak bu bir kayıp olarak düşünülmemeli ve bu dönemde kişiler kilo kontrol programlarına daha da dikkat etmelidirler. Çünkü menopozda, kilo alim hızı çok yüksek olup bunu önlemek veya geriye döndürmek gerekir. Aksi takdirde ileride bu kiloları vermek daha da zorlaşacaktır. Kilo korumada düzenli egzersiz önemlidir. Bu dönem de yapılan araştırmalarda içeriğinde bulunan ısoflovanlar dan dolayı soya tüketiminin menopoz sırasında oluşan olumsuz etkilerini azalttığını göstermektedir. Isoflovanlar: Soya fasülyesi, sterol kaynaklı bileşkenler (isoflovanlar) açısından (2-4 mg/gram) zengindir. Soyada en yoğun olarak bulunan iki madde "daidzein" ve "genistein" maddeleridir.

Bunlar doğal östrojenden yaklaşık olarak 1000 kat daha az östrojenik güce sahiptir ve bu özellikleri ile bağlantılı olarak birkaç fizyolojik etkisi bulunmaktadır. Et proteininin bir bölümünün soya proteini ile değiştirilmesi, özellikle yüksek kolestrol seviyesine sahip kişilerde (240 mg/dl ve üzeri) kandaki kolestrol oranını düşürmektedir.

Isoflovan ve soya proteinleri osteoporoz (yaşın ilerlemesiyle birlikte kemiklerde meydana gelen erime) riskini azaltmaktadır. Kemik içinde yer alan kalsiyum sürekli bir devinim halindedir, yani kemik matriksinden çıkıp yenilenmektedir. İlerleyen yaşla birlikte bu yenilenme yavaşlar ve etkinliğini yitirir. Bu da yaşlılarda genellikle kalça kırıkları ile sonuçlanan kemik erimesine neden olur. Yaşlılarda da görülen kalça kırığı vakalarına, et tüketiminin yoğun olduğu bölgelerde, soyanın temel protein kaynaklarından biri olarak kullanıldığı ülkelere göre çok daha sık rastlanmaktadır. Yapılan çalışmalar, soya proteini tüketen gruplardaki deneklerin, beslenme düzenlerinde soyaya yer vermeyen kontrol grubuna göre kemik yoğunluğunun daha fazla (kemik erimesinin daha az) olduğunu göstermektedir. İçerisinde yüksek miktarda vitamin-mineral içerir. Sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, fosfor içerisinde bulunan minerallerdir. Mineral bakımından içeriği zengindir. Ayrıca A vitamini, B1, B2, B3, B6 vitaminlerini içerir, antioksidant özelliği vardır. Enerji içeriği yüksektir. 100 gramında 225 kcal vardır. Kan şekerini hızla yükselttiği için şeker hastalarının tüketimi konusunda dikkat etmesi önerilir.

 

Ref:Diyetisyen Seçil Kenar


SALEP KIŞ AYLARININ İÇECEĞİ

Kış içeceği olarak bilinen salep, çok faydalı ve sağlığa yararlı bir içecektir. Salep orkide yumrularında elde edilir, toz ve sakız kıvamında gerçek salep olarak piyasa da satılmaktadır. Hazır tetra pak kutularda satılan salepler de içmeye hazır şekilde piyasaya sunulmuştur. Güzel bir tarçın kokusu ve kendine has lezzeti ile salep içmenin tadı başkadır. Sağlığa da faydalı olan salep nelere iyi geliyor;

  • •  Barsak düzenleyici ve tedavi edici özelliği vardır.
  • •  Kış aylarında soğuk algınlığına iyi gelir, vücudu dinlendirir.
  • •  Göğsü yumuşatıcı ve balgam söktürücü etkisi vardır.
  • •  Sindirimi kolaylaştırır ve mideyi rahatlatır.
  • •  Süt ile karıştırılarak hazırlandığı için sütün içerisinde ki kalsiyum ve protein vücut için önemlidir.
  • •  Üzerine konulan tarçın şeker oranını dengeler ve daha az acıkmamıza sebep olur. Özellikle ara öğün için mükemmel bir seçenektir. Protein ve tarçın içerdiği için iştahı azaltır ve tok tutar.

 

Hazır olarak satılan saleplerin için şeker ilave edilmektedir. Bu yüzden evde toz salep ile hazırlananlar ve için şeker konulmadan tüketilenler daha sağlıklıdır. Salep sadece süt ile karıştırarak kullanılması yanında özellikle dondurmalar başta olmak üzere bir çok besine katılık, lezzet ve kıvam vermesi için de katılmaktadır. Ticari anlamda kullanım yerleri fazladır.

 

Evde salep yapımı;

 

Bir çok aktarda ve markette toz salep satılmaktadır. Aktardan aldığınız salepleri 25 gr lık olarak poşetlettirin. Evde 1 litre sütü bir tencereye koyunuz ve 25 gr toz salebi içine yavaş yavaş karıştırarak koyunuz. Sürekli topaklanma olmaması için süt kaynayana kadar karıştırınız ve altını kapadıktan sonra bardaklara koyunuz. Sağlık açısından şeker ilave etmeyiniz. Üzerine bol tarçın ile servis yapınız. Aradığınız tatlı tadını bulmak için salep yanında 2 kuru incir tüketebilirsiniz.

 

Birçok diyette salep içilmesi yasaktır. Bunun tek sebebi şeker içerdiği için 1 çay bardağının 80-90 kaloriye kadar çıkmasıdır. Fakat şekersiz tüketilen salep yalnızca 1 çay bardağı 45 kcaldir ve bu kcal 1 ara öğünde rahatlıkla alacağınız kalori miktarına denk olmaktadır. Bu yüzden hazır şekerli olanlar yerine evde kendinizin hazırlayacağı şekersiz olanları içebilirsiniz.

 

REF:

Diyetisyen: Seçil KENAR


GASTRİT  VE BESLENME

   Gastritin görülme sıklığı son yıllarda hızla artmaktadır; yanlış ve hızlı beslenme alışkanlıkları, yağlı , kızartma, ağır besinlerin tercih edilmesi ve düzeli beslenme şeklinin olmaması bu hastalığın her geçen gün artmasına sebep olmaktadır.  Gastrit; midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Gastritin oluşmasında bir çok etmen vardır.  Ağır, yağlı yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. Gastrit belirtileri ise mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son bahar aylarında artar. Gastritin tedavisinde doktorlar ilaç kullanılmasını önermektedirler fakat daha hızlı iyileşme için ise mutlaka mideyi koruyucu ve yormayan bir beslenme düzeni önerilmektedir.

   GASTRİTTE UZAK DURULMASI GEREKEN YİYECEK VE İÇECEKLER

  •   Günde 3-4 fincandan fazla çay, kahve, meşrubatlar, soda, asitli ve alkollü içecekleri içmeyiniz.
  •   Yağda kızarmış ve kavrulmuş etler, sucuk, pastırma, salam, sosis, salamura balık yemeyiniz.
  •   Kepekli tahıl ürünleri, kurubaklagil ( kurufasulye, nohut, barbunya, mercimek )  yemeklerini tüketmeyiniz. ( gaz yapabilmekte ve mideyi rahatsız edebilmektedirler)
  •   Hazır çorbalar ve içeriği bilinmeyen hazır besinleri tüketmeyiniz.
  •   Turşu,  soğan, sarımsak, limon tuzu, zeytin, sirke ve acılı-salçalı besinlerden kaçınınız.
  •   Kremalı, çikolatalı, kızarmış tatlılar ve soslu besinlerden uzak durunuz.
  •   Mayalı hamur ve tatlılardan uzak durunuz.

Gastritte genel öneriler tabii ki yapılmaktadır fakat bazı bireysel etkilerde göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin bazı kişilerde domates yanma yaparken, bazılarında hiçbir şikayet oluşmamaktadır. Bu yüzden genel önerilerin yanı sıra siz de kendinizi deneyerek yukarıda sıralanan besinler dışında midenizi ağrıtan ya da gaz yapan besinleri diyetinizden çıkarmalısınız.


       RAHAT BİR SİNDİRİM İÇİN ÖNERİLER

  •   Süt, ıhlamur, açık çay  ve diğer taze bitki çayları, limonata, kakao ile ayran, salep ve taze meyve sularından içebilirsiniz. Nadir olarak taze sıkılmış meyve sularını ( portakal, greyfurt mide asidini arttırdığı için önerilmemektedir)  tüketebilirsiniz.
  • Haşlanmış, ızgara veya fırında pişirilmiş kırmızı ya da beyaz et yiyebilirsiniz.
  •   Tüm yağsız peynir çeşitlerini yiyebilirsiniz.
  •   Beyaz ekmek, makarna, pirinç, mısır, irmik, erişte, şehriye kraker, bisküvi tüketebilirsiniz
  •   Tüm sebze ve meyveleri yiyebilirsiniz. Ancak bazı sebze ve meyveler ağrıya neden oluyorsa diyetinizden çıkarınız. Önlem olarak meyvelerin kabukları sindirimi zorlaştırdığı için kabuklarını soyarak tüketebilirsiniz.
  •   Kavrulmadan hazırlanmış, et suyu katılmamış çorbaları içebilirsiniz.
  •   Yemeklerinizde sıvı yağ kullanabilirsniz.
  •   Yiyeceklerinizin çok sıcak ya da çok soğuk olmamasına, oda ısısında olmasına dikkat ediniz.
  •   Besinleri yavaş yavaş ve iyi çiğneyiniz.
  •   Azar azar ve sık sık besleniniz. Günde en az 6 öğün tüketiniz.
  •   Bir gün içinde bütün besin gruplarından almaya çalışınız.
  •   Yemekler pişirilirken yağın yanmamasına dikkat ediniz ve tüm yiyecekleri çiğden koyunuz, kavurmayınız.
  •   Mideniz yandığında ya da ekşidiğinde bir bardak ılık su içebilirsiniz bu sizi biraz rahatlatacaktır.
  •   Midenizi korumak için ağır, yağlı, kremalı, revaklı tatlılar yerine sütlü tatlılar, komposto tercih ediniz.

ÖRNEK YEMEK LİSTESİ

       Sabah:    Haşlanmış yumurta

                        Beyaz peynir

                        Yağ –bal  veya reçel

                        Ekmek                    

                         Ihlamur veya açık çay        

           Ara  :    1 adet muz  - Ihlamur

           Öğlen :  Etli sebze yemeği

                           Yayla çorba

                           Peynirli makarna

                           Yoğurt

                           Ekmek

    Ara  :      1 bardak ılık ballı süt

                    1 porsiyon meyve

    Akşam : Izgara veya haşlama et (beyaz veya kırmızı, yağsız olabilir)

                    Salata

                    Komposto

                    Ekmek

   Gece :   Süt veya ıhlamur

                  B.peynir

                  Ekmek        

 REF:          

Diyetisyen: Seçil KENAR

 


SAĞLIKLI YEMEK PİŞİRMENİN YOLLAR

Sağlıklı yemek yemek son günlerin en önemli konusu, ne yediğin önemlidir fakat yemeğin nasıl piştiği , hijyeni ve satın alma kuralları da bir o kadar önemlidir. Mevsiminde olmayan, kızartılmış bir sebze yemeği yemek, evet çok sağlıklı beslendim, sebze yedim anlamına gelmez.  Bu yüzden ne yediğiniz kadar nasıl yediğiniz de önemlidir.

  1. Satın alırken mevsiminde , taze , katkısız alın…

Besinlerin en sağlıklı zamanları kendi mevsiminde olduğu zamanlardır. Bu yüzden özellikle sebze ve meyveleri satın alırken mevsiminde olmasına özen gösterin. Taze alın. Eğer taze bulamıyorsanız dondurulmuş gıdalar besin değerini en az kaybeden gıdalardır, dondurulmuş gıdaları seçin. Satın alırken mutlaka etiket okuyun ve en az katkı maddesi katılan besinleri tercih edin.

  1. Soğuk besin zincirine dikkat edin…

Aldığınız besin dondurulmuş veya çabuk bozulacak bir besinse ( süt, yoğurt, et, peynir tarzı protein ağırlıklı besinler) marketten eve getirinceye kadar serin bir yerde taşıyın. Market ile evde buzdolabına koyacağınız süre 2 saati geçmesin. Dondurulmuş ürünlerde soğuk taşıma kapları son yıllarda satışta, onları da kullanabilirsiniz.

  1. Evde yemek hazırlarken hijyene dikkat edin…

 

Yemek hazırlamaya başlamadan önce mutlaka ellerinizi yıkayın. Yemek hazırlamada en önemli hijyen sorunu çapraz bulaş dediğimiz, bir besinden diğer besine mikroorganizma bulaşmasıdır. Örneğin, et doğradığınız bıçağı biraz sonra sebze doğramada kullanırsanız birbirine mikroorganizma geçişi sağlarsınız. Bu yüzden et ve sebzelerin bıçakları , doğrama tahtaları, pişirme alanları farklı olmak zorundadır.

  1. Sağlıklı pişirme tekniklerini kullanın…

Kızartma yapmak sağlığa zararlıdır….

Yapılan çalışmalarda kızartılarak tüketilen besinlerin neredeyse kendi ağırlıklarının yarısı kadar yağ çektikleri görülmüş. Bu da gün içinde almanız gereken yağ ve kalori miktarını arttırmaktadır.  Bu kadar yüksek yağ alımı beraberinde  kalp hastalıkları, obezite, kanser riskini getirmektedir. Kızartmalar kalori ve alınan yağ miktarının artması yanında, kızartma sırasında yağın yanması ile açığa çıkan kansorejen maddeler ve serbest radikaller kalp hastalıkları ve kanser oluşumuna sebep olmaktadır. Ayrıca kızartma yağlarının tekrar tekrar kullanılması da hastalık risklerini daha da arttırmaktadır. Bu yüzden kesinlikle besinlerini kızartmayın.

Mangal yaparken dikkat…

Özellikle bahar ve yaz aylarında mangalda et-sebze pişirmek çok artıyor. Mangalda et-sebzelerin yağ eklenmeden pişirilmesi kalori açısından yarar sağlıyor. Fakat mangal kömürüne yakın olarak pişirilen besinler kömürün yanması ile açığa çıkan  kanserojenlerin besine yapışmasına sebep oluyor. Bu yüzden ateş ile besin arasında 15 cm aralık olması önemlidir. 15 cm kuralına uyulduğu takdir de mangal hem keyifli hem de sağlıklı bir pişirme yöntemidir.

Fırında pişirme

Besinlerin fırında pişirilmesi çok az yağ eklenerek hem sağlık açısından hem de kalori alımı açısından çok daha sağlıklıdır. Özellikle balık, etli yemekler kızartma veya yağda kavurarak pişirmek yerine fırına az zeytinyağı-az su ve sebzeler ile pişirilirse hem kalori alımı azalacak hem de pişirme sırasında ki besin öğeleri ve vitamin kayıpları en alt seviyelere kadar inecektir.

Kendi Buharında Pişirme

Buharda pişirme yiyeceklerin özel kaplarda suya değmeden sadece su buharında pişirilmesi yöntemidir. Özellikle sebzeler için çok uygun olan bu yöntem en sağlıklı pişirme tekniğidir. Az zamanda daha az ısıya maruz kaldığı için besinler C – A – E vitamini başta olmak üzere besin değerlerinde diğer yöntemlere göre çok daha sağlıklıdır. Yiyeceğin içeriğindeki nişastanın kırılması veya yumuşaması, selüloz, protein ve lifli yapının kırılması ile Yemeğin daha yumuşak hale gelmesi sağlanır. Yemeği damak tadına uygun, sindirilebilir hale getirir. Besin zehirlenmesine yol açabilecek bakteri içeriğini yok ederek yemeği güvenilir hale getirir. Yemeğin kalitesini, rengini, lezzetini ve dokusunu geliştirir. Çözünebilir besin öğeleri kaybını aza indirger. Besinleri kolay sindirilebilir ve diyet yemeği haline getirir. Düşük basınçla pişirme ile proteinin zarar görmesi engellenir.

Haşlama da Zamana Dikkat

Haşlama yöntemi de çok fazla kullandığımız bir pişirme tekniğidir. Kaynar veya soğuk suya atılan besinler bir süre su kaynadıktan sonra , ısı azaltılarak pişene kadar kaynatılır. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta besin çok uzun süre kaynatılıp çok fazla ısıya maruz kalırsa besin de vitamin ve besin öğesi kayıpları çok olur. Bu yüzden kaynayan suya besini atıp kısa sürede pişirmek en doğru yöntemdir.

Sote Etme…

Küçük ve ince parçalanmış besinlerin çabucak pişirilmesi için sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Yapışma yapmayan tava kullanıyorsanız yağ ilave etmenize kesinlikle gerek yoktur. Ancak böyle bir tavanız yoksa bir tatlı kaşığı yağ ilave ederek sote işlemini yapmanız mümkün olabilir. Sürekli karıştırılarak pişen besinlerde besinin özsuyunun dışarı çıkması engellenmiş ve besin öğelerinin muhafazası sağlanmış olur.

 

REF:

Diyetisyen: Seçil KENAR

 


CİLDİNİZİ BESLEYEN BESİNLER

CİLDİNİZİ BESLEYEN BESİNLER

 

 

Cildimiz sağlığımızın aynasıdır. Neler yediğimizle çok yakından ilişkilidir.  Hava kirliliği, katkı maddeleri, makyaj malzemeleri, cilt temizliği, hormonlar, hastalıklar, stres, sigara-alkol kullanımı tarzında bir çok dış etken cilt sağlığımızı etkiler. Bu kadar dış etken ile kirlenen cildinizi mutlaka özel besinlerle beslenmeniz gerekir ki, ışıldasın, siz de sağlıklı görünün. Ayrıca yaşlandıkça cildimiz kurumaya başlar, kurudukça kırışıklıklar artar. Hem yaşlanmayı aza indirmek hem de cilt hücrelerini beslemek için sürdüğünüz kremlerden daha önemlidir beslenme.

Biotin; cilt ve saç vitamini

Cilt ve saç sağlığınız için önemli, suda çözünen B grubu bir vitamindir. H vitamini olarak ta litaratürde geçer. Biotin vücutta depo edilmediği için her gün mutlaka düzenli tüketilmelidir. Biotinden zengin besinler; süt ve süt ürünleri, karnıbahar,  yumurtanın sarısı, karaciğer, yerfıstığı, domates ve pirinçtir. Bu besinler mutlaka beslenmenizde yer almalıdır.

Antioksidanlar

A – E – C vitamini

Gün içinde vücudumuzda bir çok kimyasal olay gelişir. Hücreyi bir fabrika gibi düşünün  gün içinde bir çok alanda üretim oluyor ve bir çok artık madde açığa çıkıyor işlem sonucunda. Bu açığa çıkan artık maddeleri vücuttan uzaklaştırmazsanız , hücre kirlenir, yaşlanır ve bir süre sonra normal yaptığı işlemlerini yapamaz hale gelir. Bu yüzden bu artıkları temizleyecek olan savunma sistemi antioksidanlardır. A-C-E vitaminleri yüksek derecede antioksidandır yani hücreyi temizler, işlemlerinin devam etmesine yardımcı olur ve hücreyi gençleşmesini sağlar. Cildinizin sıkılaşması, kırışıklıkların önlenmesi bakımından C vitamini önemlidir. Yapılan araştırmalarda cilt kolajen yapısında C vitaminin aktif rol oynadığı görülmektedir. Bu yüzden gün içinde koyu yeşil yapraklı sebzeler ( ıspanak, semizotu, marul v.b) ve portakal, limon, çilek, kiraz, greyfurt tarzı C vitamini yoğun içeren meyveleri tüketmeye özen gösteriniz. Havuç,  süt, yumurta sarısı, buğday, havuç, mantar, baklagiller, fıstık, ceviz ve domateste yüksek miktarda bulunan A vitamini de cilt sağlığı için çok önemlidir. A vitamini kuvvetli antioksidandır, hücreyi temizler ve cildinizin daha sağlıklı görünmesine sebep olur.

E vitamini

E vitamini bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından gerekli bir vitamin. İçeriğinde bulunan antioksidan etkisi de özellikle cildimiz için yaşlanmayı önleme, zararlı dış etkenlerden koruma gibi önemli özeliklere sahip. Vücudumuzda açığa çıkan ve hücrelere zarar veren serbest radikallerin cilt üzerindeki tahrip edici etkilerine ilk başta derinin doğal savunma mekanizması karşı koyar. Fakat yaşlanma süreci devreye girdiğinde bu mekanizma yeterli olmaz ve antioksidan içerikli E vitamini desteği almak gerekir. Çünkü antioksidanlar serbest radikallerin en büyük düşmanıdır. Zeytinyağı, soya fasulyesi yağı, buğday, pirinç, mısır, çavdar, yulaf, balık, ceviz, fındık, badem, marul, kereviz, maydanoz, ıspanak, lahana gibi besinlerden E vitamini almak mümkün.

Su

Su , vücudumuzda ki tüm organlarımız için hayati önem taşıdığı gibi cildimiz için de çok önemli bir yaşam kaynağıdır. Cilt elastikiyetini, canlılığını, temizlenmesini gün içinde aldığımız sıvılar sağlar. Bu yüzden asitli-gazlı içecekler yerine su, ayran, limonata, maden suyu tüketiniz. Gün içinde 2 lt sıvı almaya özen gösteriniz.

Cildinizi Besleyene Diyet;

Sabah

1 kase yoğurt + 10 adet yaban mersini+2 adet ceviz+ 3 adet kayısı+3 kaşık yulaf ezmesi karıştırılarak tüketilecek

 

Ara

1 adet elma

 

Öğle

1 kase sebze çorbası

120 gr et

Salata

1 dilim esmer ekmek

 

Ara

1 bardak az şekerli limonata

1 porsiyon meyve

10 adet badem

 

Akşam

1 tabak koyu yeşil yapraklı sebze yemeği ( ıspanak, semizotu v.b)

1 kase yoğurt

4-5 kaşık kepekli makarna

 

Gece

1 porsiyon meyve

1 bardak süt

 

REFERANS: Diyetisyen Seçil Kenar


Yeni Yıla Özel Hediyeler

 

 

 

Yeni yıl sevdiklerinizin yılı olsun. Her geçen gün insanlar sevdiklerinin mutluluğu ister yeni yılda bu fırsatlardan biri hediyeler, özel anlar kimsenin vazgeçemediği zamanlardandır. Yeni yılda sevdiklerinize özel hediyeler alabilirsiniz.